Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji Seçime Doğru
Hakkari - Van kara yoluna çığ düştü
Hakkari - Van kara yoluna çığ düştü
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi
Nazik Gölü tamamen dondu
Nazik Gölü tamamen dondu
Yolcu otobüsü polis noktasına çarptı: 4 polis yaralandı
Yolcu otobüsü polis noktasına çarptı: 4 polis yaralandı
Taksi bagajından düzensiz göçmen çıktı
Taksi bagajından düzensiz göçmen çıktı

Can Umut Avcıgil

Gelin şu “Stresten” kurtululalım
16 Eylül 2024 Pazartesi

Saygıdeğer okurlarım,

Dilimizin zenginliği, atalarımızdan miras kalan en kıymetli hazinelerimizden biridir.
Ne yazık ki uzunca bir zamandır, bu hazineyi korumak yerine, ona yabancı unsurlar katarak yozlaştırma eğilimi gözlemliyoruz. Bu yozlaşmanın en bariz örneklerinden biri, dilimize yerleşen "stres" kelimesidir.

Düşünün ki, bir zamanlar ruh hallerimizi en ince ayrıntısına kadar tasvir edebilen bir milletken, şimdi tek bir yabancı kelimeyle bütün duygularımızı ifade etmeye çalışıyoruz. Halbuki bizim dilimizde "elem", "gam", "keder", "kasvet", "sıkıntı", "ızdırap", "tasa", "hüzün", "melâl", "kaygı" gibi onlarca kelime var. Her biri, ruhumuzdaki farklı bir gölgeyi, farklı bir ağırlığı anlatır.

"Stres" deyip geçtiğimizde, aslında ne kadar çok şeyi kaybettiğimizin farkında mıyız? "Dilhun olmak" ile sadece "stresli olmak" aynı şey midir? Ya da "inkisar" ile "stres" aynı duyguyu mu anlatır? Elbette hayır!

Dilimizin bu zenginliğini korumak, sadece kelime haznemizi genişletmek değil, aynı zamanda düşünce dünyamızı da zenginleştirmek demektir. Çünkü her kelime, beraberinde bir düşünce biçimi, bir dünya görüşü getirir.

Elbette, günümüz dünyasında "stres" kelimesini tamamen hayatımızdan çıkarmak mümkün değil. Ancak, bu kelimeyi kullanırken, onun yerine geçebilecek, belki de daha uygun düşecek Türkçe karşılıklarını da düşünmeliyiz. 

Gelin, dilimizin bize sunduğu bu zengin paleti kullanarak duygularımızı daha isabetli, daha renkli ifade edelim. Stres yerine bazen "kaygı", bazen "sıkıntı", bazen "dert" diyelim. Böylece hem dilimizi yaşatalım, hem de duygularımızı daha iyi anlayıp ifade edelim.

Unutmayalım ki, dilimiz kimliğimizdir. Onu korumak ve yaşatmak, geçmişimize saygı, geleceğimize ise armağanımızdır.

Saygılarımla.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Karmaşanın Karmaşası
Ayhan Kara
Ayhan Kara
Erzurum.. Ve Giden Gelmiyor, Acep Nedendir?
Ö. Faruk Kayaalp
Ö. Faruk Kayaalp
Büyükşehir Halk Pazarları ve Allah Korkusu
Mahmut Akdağ
Mahmut Akdağ
Yapay Zeka İllet mi, Nimet mi?
İslamhan Bulutlar
İslamhan Bulutlar
Özgür ülke olmanın ilk şartı
İzzet Fehmi Aksakal
İzzet Fehmi Aksakal
Kül Rengi Harita
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Erzurum’un 2026 Beklentileri:

Göçün durması
Hızlı Tren
Doğalgaz ve enerjide indirim
Stadyum
Direkt uçak seferlerinin artırılması
Erzurumspor’un Süper Lige yükselmesi
2. OSB’nin tam kapasiteye ulaşması
Yatay yapılaşmaya geçilmesi
Tarımsal sanayi yatırımları


Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
PALANDÖKEN
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri